Uncategorized

Lüle Taşı

Lüle taşı Beyaz renkli, işlenmesi kolay, yumuşak, gözenekli bir dokuya sahiptir. Oldukça değerli bir madeni bir taştır. Lüle taşı, yerin yaklaşık 300 metre altında yumrular halinde ve dağınık bir şekilde bulunurlar. Bu cevherler, insan gücü kullanılarak yüzeye çıkarılır. Yapılan arkeolojik çalışmalar Lületaşının yaklaşık 5000 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Lületaşına ismini Alman mineralog “Sepiolit” olarak vermiştir. Bu kelimenin Türkçesi “Deniz Köpüğü”’dür. Magnezyum ve silisyum içerir. Tüm dünyada tanınan bu kayaç; Hafifliği, Gözenekli yapısı, Yumuşak dokusu ve Rengiyle diğer taşlardan kolaylıkla ayrılır.

Lületaşına şekil vermek için özel olarak üretilmiş bıçaklar bulunmaktadır. Bu bıçakları genelde Lületaşı ustaları, kendileri yaparlar.

Dünya rezervinin yaklaşık olarak %75’i Türkiye’de bulunur. Lületaşı ülkemizde en çok Eskişehir’de çıkarılmaktadır.

Ülkemizde en çok Lületaşı bulunan bölgeler; Eskişehir, Konya, Çanakkale, Kütahya ve Bursa’dır. Buna rağmen cevherin üretim aşaması halen sadece Eskişehir’de devam eder. Eskişehir’de lületaşının en çok çıkarıldığı bölge Beyazaltın Köyüdür.

Bugün Lületaşı Eskişehir için önemli bir turizm kaynağıdır. Eskişehir Külliyesi içinde sergilenen eserler yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeker. Bu cevher otomotiv sektörü için de vazgeçilmez bir yardımcı maddedir.

Dünyada ise Lületaşı çıkaran ülkeler; Yunanistan adaları, Çekya Moravya Bölgesi, Avusturya, Kenya, İspanya, Madagaskar, Fas ve Fransa gösterilebilir.

Dünyanın en büyük lületaşının üreticisi olarak Kenya gösterilebilir. Bu bölgedeki taşların kalitesi ülkemizdeki rezervlerle karşılaştırıldığı zaman oldukça düşüktür. Bu nedenle hazırlanan ürünler boyanır ve bu süreç cevherin kalitesinin daha fazla düşmesine neden olur.

Lületaşı için “Eskişehir Taşı”, Beyaz Altın”, “Patal”, “Deniz Köpüğü” ve “Aktaş” isimleri de söylenebilir.

Lületaşı genel olarak biblo gibi süs eşyalarında, pipolarda ve tespih yapımında kullanılmaktadır.

Lületaşı ilk çıkarılmaya başlandığı zamanlarda Avrupa’ya ihraç edilmekte ve burada işlenmekteydi. Günümüzde ise ham Lületaşı ihracı durdurulmuş, çıkarılan Lületaşlarının tamamının Cumhuriyet Dönemi’nde yetiştirilmiş Eskişehirli ustalar tarafından işlenmesi sağlanmıştır.

Yerin altından çıkarılan Lületaşı nemini kaybetmediği sürece kolaylıkla işlenebilmektedir. Lületaşı işlemeciliği oldukça keyifli bir uğraştır. Ancak keyifli olduğu kadar da ciddi bir sabır, yetenek, tecrübe ve el işçiliği gerektirmektedir.

Eğer bir lületaşı uzun zaman önce çıkarılıp nemini kaybettiyse bir suya batırılıp bekletilerek tekrar yumuşaması sağlanabilir. Çünkü kurumuş bir Lületaşını işlemek oldukça zordur.

Lületaşı, içeriğinde esas olarak magnezyum ve silisyum barındıran kaya parçalarının zeminin derin bölgelerinde ve değişime uğrayabilecek katmanlarında bulunan; Hidratlaşmış kayaçlardır. Hidratlaşma, hidrotermal etkiler sayesinde gerçekleşir.

Lületaşına halk arasında Eskişehir taşı da denilmektedir.

Lületaşı; Mg4Si6O15 (OH) 2.6 H2O kimyasal formülüne sahiptir. Madde 0.988 – 1.279 noktaları arasında yoğunlaşma özelliği gösterir. İçeriğindeki kristallerde düzensiz bir görünüm mevcuttur. Çok ince gözenekleri bulunan, yumuşak bir yapıdadır. Renk olarak; tam beyaz ya da beyazın farklı tonlarında renklere sahiptir.

Lületaşının farkına ilk olarak Alman mineralog, E.F. Glocker varmıştır. 19.yüzyıl orta kısımlarında Lületaşına Sepiolit adı verilmiştir. Sepiolit ismi mürekkep balığının Yunanca isminden gelmektedir. Almanca olarak ise Meerschaum olarak isimlendirilmiştir. Bu kelime “Deniz Köpüğü” anlamına gelir.

Genellikle süs objesi veya pipo yapımında kullanılan lületaşının insan sağlığı üzerinde de birçok faydası vardır.

–  Lletaşı Tiroid bezlerinin düzenli olarak çalışmasını sağlar.

–  Hafızayı kuvvetlendirdiğine ve etkili düşünmeyi sağladığına inanılır.

–  Cildi güzelleştirir,

–  Alzheimer riskini azaltır,

–  Kötü kolesterolden korur,

–  Vücuda giren ağır ve zararlı metallerden sizi korur.

–  Bu yönüyle bağışıklık sisteminizin de güçlenmesine yardımcı olur.

Lületaşının bu özelliklerinden faydalanmak için bulunduğunuz yere herhangi bir obje şeklinde koyabilir veya aksesuar olarak takabilirsiniz.

Çok eski zamanlardan yani 5000 yıl öncesine kadar bilinen Lületaşının, çeşitli alanlarda kullanılmış olduğu arkeolojik çalışmalar sayesinde belirlenmiştir. Günümüzde ise sık olarak süs eşyası yapımında kullanılır. Bunun dışında pipo yapımında da kullanılmıştır. Tütünü pipo ile içme eylemi yaygınlaştıkça; Lületaşı tüm dünya üzerine yayılmıştır. Pipo dışında sigara ağızlığı, tespih ve biblo gibi süs eşyaları yapımında da kullanılmaktadır.

Türkiye’de, Beyaz Altın, Deniz Köpüğü ve Eskişehir Taşı olarak da bilinir. Kentin tanınmasında büyük katkısı vardır. Lüle Taşı yatakları şehrin merkezine çeşitli uzaklıklardadır. Sarısu, Yenişehir, Karaçay, Söğütçük, Sepetçi, Nemli, Kümbet, Kepeztepe, Karatepe ve Karahöyük köylerinde görülür.

Lületaşının oluşmasını sağlayan çeşitli tepkimeler sebebiyle yer altında hafif ıslak halde bulunmaktadır. Bu durum işlenmesini kolaylaştırır. İşlendikten sonra ise nemini kaybeder ve dirençli hale gelir. Taşın elde edilebilmesi için yüzey katmanından başlayarak dik bir şekilde kuyu kazılmalıdır. Lületaşı katmanına ulaşıldıktan sonra kuyuya yatay olarak devam edilmelidir. Bazı alanlarda yer altı suyu seviyesine inilmesine rağmen lületaşına rastlanmaz ve daha aşağılara inilir. Böyle durumlarda önce suyun oradan alınması ve sonrasında Lületaşı çıkartılması gerekir.

Çok hafif bir formda olan ve gözenekleri bulunan lületaşının kurutulmasından sonra tekrar nem ve gaza maruz kalması durumunda taş nemi tekrar emer. Sonrasında tekrar kurusa da bu nemin ve gazın atıklarını içerisinde saklar.

Lüle Taşı teknolojinin ilerlemesiyle beraber, sanayi alanında en sık kullanılan yardımcı malzeme haline gelmiştir.

Bu güzel taşın Halk arasında yüzyıllardır anlatılan, ancak doğruluğu kanıtlanmayan birde hikayesi bulunmaktadır. İsterseniz bu güzel hikayeyi sitemizin “Tespihle İlgili Güzel Hikayeler” bölümünde okuyabilirsiniz.

Paylaş :

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir